Üniversite öğrenci adaylarının geleceği haızrlanma çabalarında son döneme girildiği şu günlerde ÖSYM sınavı sonucunda tercih yapmakta kararsız kalan öğrenci adayları, ek kontenjan telaşı içinde. Öğrenci adaylarının bu son şansı kaçrımamaları bir şekilde üniversiteye kayıt yaptırmaları çok önemli. Bu fırsatı kaçırdığınız zaman yaşamınızdan 1 yıl daha avuçlarınızdan kayıp gitmiş olacak. Belki tam olarak istediğiniz okulu ve bölümü seçme şsansınız olmayabilir fakat yaşamınızdan 1 yıl kaybetmekten iyidir.
Kayıt yaptırdığınız okulda okurken yine de amacınıza uygun bölüm için hazırlık yapabilir, bir sonraki seneye sınava tekrar girerek şansınızı deneyebilirsiniz. Bu arada bir yüksek öğretim kurumunda üniversite hayatınıza devam ederek üniversite sistemi ve yaşantısı hakkında edinimlerinize sahip olabilir, öğrencilik atmosferinden kopmamış olursunuz. Bir yıl öğrenim hayatından ayrı durmak sadece dershane sisteminde yer almak hem bu süre zarfında kendinize cevaplayamadığınız sizi üzecek ve hayatınızı etkileyecek soruları kendinize sorarak psikolojik yapınızı negatif etkileyecek hem de sosyal yaşamınızda başarı ve başarısızlık gibi bir çok konuda hiç gereği olmayan sorulara muhatap olanıza sebep olacaktır. Üniversite tercihleri ve sistemleri aynı zamanda gelecek hayat ve yaşam yolunuzda sizin için bir sistem kurulumu gibidir. Bu sistemleri iyi kavramanız, siz sistemin içinde yer alırken daha kolaydır. Üniversite öğrencisi olmanın hazzını yaşamanızı sağlarken uzun yıllar içinde yer alacağınız üniversite kurumunu daha iyi kavramış ve alışkanlıklar edinmiş olacaksınız.
Yaşam her zaman sizlere bazı fırsatları 2 defa sunmaz. “Bu sene olmadı seneye istediğim yüksek öğrenim kurumuna girerim” derken belki bir daha bu fırsatı hiç elde edemeyebilirsiniz. gelecek sadece her zaman planlardan oluşmaz. Akılcı, mantıklı ve öngörü sahibi olmak elinize geçen fırsatları minimum düzeyde değerlendirerek azami şekilde fayda elde etmek için mantıklı, soğukkanlı ve kararlarınızda bulunduğunuz ortama göre gerçekçi olmak demektir.
Yaşam bizlere değişik zaman ve farklı ortamlarda fırsatlar tanır. Bu fırsatlar bazen başka bir imkanın eki halinde önümüze gelir. Böyle bir durumda eklere değer vermez, asıl kaynağı elde etmeye çalışırsak belki o eklerin getireceği daha büyük kaynakların bizlere sunacağı faydalardan mahrum kalırız ve hayatımız hep KEŞKE kelimesi gibi mantıksız bir kelimenin gölgesinde sürüncemede yaşayarak geçer. Keşke kelimesi hiçbir zaman telafi edemeyeceğimiz fırsat ve imkanları ifade ederken insanoğlunun hayatı boyunca salgın hastalık gibi peşinden sürekli gelecek bir kâbus modelidir. “Son pişmanlık fayda vermez” sözünü hepimiz biliriz. Tüm genç üniversite öğrenci adaylarının bu duruma düşmemesi için akılcı davranmaları, her geçen yılın ömürlerinden kayıp olarak değerlendirmeleri gerekir.
Öğrencilik hayatı sizin yaşamınız boyunca elde edeceğiniz en güzel yıllardır. Hayat okulunun başlangıcı olan bu dönem hem hayatı hem de sizi gelecekte ekonomik varlığınızı sürdürmeniz için tanınan özel bir fırsattır. Bu dönemde fiziksel gelişim akılcı olgunlaşmayı beraberinde taşır. Vereceğiniz kararlar sadece sizi değil ailenizi ve sosyal çevrenizi etkilerken gelecekte kim olacağınızı, toplumda edineceğiniz yeri belirleyecektir. Hayat bizlere hiçbir şey vermek zorunda değildir. Bizler hayatın sunduklarından bireysel kararlarımızla sahip olacaklarımızı seçeriz. Tabii ki bu seçimlerde genç yaşlarda aklımızın bizi yönlendirdiği tercihler doğrultusunda olacaktır. Bir insan için en büyük servet gençlik yıllarıdır.
Bu yıllar tüm yaşam boyu maddi manevi zenginliğimizi ektiğimiz tarlanın ta kendisidir. Ne ekersek onu biçeceğimizden şüpheniz olmasın. Yaşamda hiçbir olguya küçümseyerek bakmamak gerekir. Ek veya asıl her şey değerlendirilecek bir fırsattır. Şu an sahip olabilceğimiz bu ise bunu kabullenip en iyi şekilde değerlendirmek, en akılcı yol ise bunu tercih etmek kayıp değil kazanç oalrak görüldüğünde belki de çok daha iyi bir geleceğe farkında olmadan adım atmış olabiliriz. Bu bağlamda genç üniversite adayı arkadaşlarımıza tavsiyem, ek kontenjan imkanlarını iyi değerlendirmeleri, ellerinde bir fırsat varken ikinciyi beklemekle zaman kaybetmemeleridir. Her zaman beğendiğim bir söz vardır: “1 sıfırdan iyidir.” Tüm üniversite öğrenci adayları geleceğin şekillendiricileri olduğuna göre önce kendi geleceğimizden başlayalım.