Tüm yüksek öğreti adaylarının karar anı geldi, açıklanan 11 Ekim tarihi üniversite kapısından girmek isteyen gençlerimizin geleceklerini kendilerinin belirleme zamanı. Bu tarihe kadar gençlerimiz ek kontenjan haklarını kullanarak hangi yüksek öğretim kurumunda eğitim hayatına başlayacaklarına karar vererek geleceklerini şekillendirecekler. Bu belki de hayatlarında verecekleri en zor ve en önemli kararlardan biri olacak. Gençler bu tercihlerine göre gelecek yaşamlarında hangi alanda meslek sahibi olacaklarına ve bu yoldan yaşamlarını idame ettireceklerine karar verecekler.
Yapacakları tercihler genç üniversite adaylarının hayatlarında ilk defa kendi kaderlerini belirleme yolunda atacakları adım olma açısından çok önemli. Bu kararları onların belki de iyi ki böyle bir tercih yapmışım ya da keşke gibi anlamsız ve pişmanlık dolu bir yaşama adım atmalarına sebep olacağı için çok dikkatli olmaları gerekiyor. Gençlik döneminin en önemli virajlarında birindeler. Çok sağlıklı karar verebilmeleri için tam olarak geleceğe odaklanmaları, çevrelerinde gelişen meslek yaşamlarına iyi bir analiz yapmaları gerekiyor. Yaşamı devam ettirmek hayattan istediklerimizi elde etmek için ekonomik özfürlüğe ihtiyacımız var.
Ekonomik varlığımızı bize sağlayacak olan meslek tercihlerimiz bu mesleklerde alacağımız eğitimlerle doğru orantılı, o nedenle seçeceğiniz alan gelecekte sizi madden ve manen tatmin edecek mi? Ailemize ve kendi kuracağımız aile birlikteliğimize faydalı olacak mı? Seçeceğimiz mesleki alan gelişime açık mı yoksa artık doymuş bir pazar alanına mı sahip? Mesleğimizde paralel gelişim ve ilerleme alanları mevcut mu? İleride bu alanlarda daha fazla eğitim imkanları bularak kendimizi geliştirerek ekonomik edinimlerimizi artırabilecek miyiz? Hem bilgi olarak hem sosyal saygınlık olarak bize yaşadığımız toplumda iyi bir statü sağlayabilecek mi? Türk toplumu açısından önemli bir unsur olarak gelecekte kuracağımız aile birlikteliğinde sahip olacağımız çocuklarımıza bizimle övünülecekleri ebevenyler olacak mıyız? Mesleğimiz dünyayal entegrasyona sahip mi? Ekonomik olarak birikim yapma ve hayallerimizi gerçekleştirebilme olanakları ne derece gerçekçi?
Gördüğünüz gibi genç arkadaşlarım bir ek kontenjan deyip geçemiyeceğimiz ne kadar hayati soru şu an karşımızda durup bizden cevap bekliyor. Bu ve buna benzer sayısız soru sizlerin vereceği kararlarla şekil alacak. En önemlisi içinde yaşadığımız sosyal toplumda devletinizde gelecekte bir vatandaş olarak mesleki saygınlığınız hangi parametrelerle ölçülecek? Yukarıda sıraladığım tüm sorular bu tercih öncesi düşünce bulanıklığına sebep olmak için değil tam tersi ne kadar önemli bir karar arifesinde olduğunuzu belirtmek için önünüzde bulunan bu 10 günlük süreci çok iyi değerlendirmeniz, aklınızda olan meslekleri iyice incelemeniz ve bu sorulara şahsi sorular da ekleyerek tercih hakkınızı bu yönde yapmanız gençliğinizin isteminiz dışında ellerinizden kayıp gitmemesi için gerçekten çok önemli bir fırsat. Birey olarak yaşadığınız devlette ilk defa hayati bir karar size bırakılıyor. Eğer gelecekte bir gün bazı şeyleri sorgulama hakkına sahip olmak istiyorsanız bu süreç o geleceğin ilk adımı. Hayatınızın kıymetini bilmek belki de sahip olduğunuz bu fırsatı hayatları boyunca hiç elde edemeyecek bir çok genç çağdaşınızdan daha da şanslı olduğunuzu düşünmek için bu tercihler sizlerin açısından bir şans. Ülkemizin bir çok yerinde sayısız genç sizlerin sahip olduğu olanaklara sahip olamadığı için yüksek öğretim haklarını kullanamıyor. O gençler çok erken yaşlarda yaşam kavgasına başlamak zorunda oldukları için sizlere ne kadar gıpta ettiklerini düşünemezsiniz. Sizler gibi genç arkadaşlarınızın sahip olamadıkları bu olanaklara sahip olduğunuz için şanslı olduğunuzu düşünürken aynı zamanda onların adına da bir misyo yüklendiğinizi bilmenizde fayda var.
Genç üniversite adayı arkadaşlarımızın bu bilinçle tercihlerini yaparak kendi çağdaşlarında layık olmaları açısından bu tercihleri yapmaları gerekir. Unutulmaması gereken bugünün gençleri geleceğin yetişkinleri sizler bu toplumda karar verecek mevkilere gelerek yaşadığınız toplumu şekillendireceksiniz. Öyle ise nasıl bir toplumda yaşamak istiyorsanız tercihlerinizi o tabloya göre yapın. Kendinize “okudu da ne oldu” dedirtmektense “iyi ki okumuş” dedirtin. Cehalet nasıl bir hastalıksa yanlış tercihlerde hayatımızda bizi hasta edecek bir virüs gibidir ve ne yazık bu virüsün tedavisi yok. Hayatınızın istemediğiniz böyle bir kararla şekillenmesini arzu etmiyorsanız şimdi doğru karar ve tercih zamanı. Tüm genç arkadaşlarıma tavsiyem, “ben artık bir yetişkinim” diyerek bu mesuliyetle tercih yapın. İleride kendinize vereceğiniz hesaplar bu tercihleriniz doğrultusunda olacak.