“Hiç derslerden bunaldığında tarihi yarım ada denilen bölgeye gidip Eminönü’nde balık ekmek yiyerek galata köprüsünde balık tutanları izledin mi? ”
Tophane de çay içip her telden sohbetlerde gazeteni alıp kendi dünyana daldın mı?
Sultanahmet’e çıkıp sende İstanbul da bir turist olmayı denedin mi?
Belki çocukluğunda gittiğin Topkapı müzesini oradan Ayasofya’yı gezdin mi?
Bilgisayarından uzaklaşıp dokunabildiğin, okurken sayfalarını çevirdiği bir kitap satın aldın mı?
Vapura atlayıp simitle çayını yudumlarken birkaç lokma martılara attığın oldu mu?
Beyazıt’ta sahaflara çıkıp kitapların arasında kaybolduğun oldu mu?
Hiç yurt dışında nasıl üniversiteye gidilir diyerek bir yabancı devlet konsolosluğundan bilgi almayı düşündün mü?
Son zamanlarda her hangi bir sergiye gittin mi?
Anadolu yakasına geçip Kanlıcada yoğurt yemeyi?
Beykoz da otobüse binip Polonezköy’e gitmeyi?
Bostancı sahilinde uzun bir yürüyüş yapmayı?
Çamlıca’ya çıkıp İstanbul’a bakarak resimlemeyi?
Oradan vapura binip Karaköy’e geçip Pierre Loti’ye gitmeyi tepeden Haliç’i seyretmeyi?
DENEDİNMİ HİÇ?
Baştan sona İstiklal caddesini vitrinlere baka baka yürümeyi?
İnci’de profiterol yemeyi?
İstanbul da öğrenci olmanın gerçek lezzetine varmayı?
Bir daha bu özgür yılların geri gelmeyeceğini?
DÜŞÜNDÜN MÜ HİÇ ?
Yazının devamı için tıklayınız
Kaynak: EgitimAjansi