“Okuldan atılmak zorunda olmayan öğrencilerin….. Gelecekte üniversiteye dönmek için af beklemek zorunda olmayan öğrencilerin Üniversite sınavlarında istemedikleri okula girmek zorunda kalmayan öğrencilerin Aile zoru ile HUKUK-MÜHENDİSLİK-TIP okumak zorunda olmayan öğrencilerin Laf olsun diye değil fikirleri olduğu için protesto eden öğrencilerin. ”
Öğrenci olarak protesto ettiklerinden dolayı dayak yemeyen öğrencilerin olduğu.
Öğrenci olaylarını gerçek terörle karıştırmayan öğrenci ve yetkililerin olduğu.
Kendi fikirleri olmasa da kimlik kazanmak için bir fraksiyona girmeyen öğrencilerin olduğu.
Öğrencilik yılların hızla geçtiğini düşünüp kendini hayata hazırlayan öğrencilerin olduğu.
Üniversite hocalarının öğrencilerle gerçekten arkadaş olduğu.
Devlet üniversitelerinin vakıf üniversiteleri kadar modern olduğu.
Vakıf üniversitelerinin öğrencilere ne kadar çok şey verirlerse o kadar uzun ömürlü olacaklarını anladığı.
Vakıf üniversitelerinde okuyan öğrencilerin, diğer devlet üniversitesinde okuyanlardan hiçbir farkının olmadığını anladığı.
Üniversitelerimizin ne yazık ki çağdaş üniversite anlayışından çok kendilerini hala okul olarak görmediği.
Üniversitenin hayatın başlangıcı olarak görüldüğü.
Üniversitede okumanın bir ayrıcalık olduğu.
Her Türk gencinin üniversitede okumak zorunda olduğu.
Üniversitelerimizin sadece meslek kapısı değil bilimin merkezi olduğu.
Üniversitede okumanın askerlik gibi mecburi bir vatan hizmeti olduğunun anlaşıldığı.
Neden üniversitelerimizden dünyaca ünlü sporcuların yetişmediğinin araştırıldığı.
Yazının devamı için tıklayınız
Kaynak: EgitimAjansi