Artık her şey filmler dâhil olmak üzere, herşey kendini keşfetmek üzerine… Vizyonda olan “Ye dua et sev” , ve geçen gün televizyonda seyrettiğim Julie&Julia gibi…
Yeteneklerini, hayatı, evreni keşfet, yeteneğin iyi yemek yapabilmekse, ofisten çık, aşçılık okuluna git… Mutlu ol… İnsanlar kendini keşfediyor. Hobiler meslek haline geliyor. Pek çok hikâye okuyoruz. Başarılı bankacı/borsacı/ reklamcı/halkla ilişkiler uzmanı/ yazılımcı. Bir gün bedenim ve ruhum yaşadığım strese dayanamadı, hastalandım. Düşünmeye başladım, ne için? Ben ne yapıyorum. Kendime, bedenime ve ruhuma ne yapıyorum ki? Hastalanarak sinyal veriyor. Bu noktada doktorların bir kısmı ilaç tedavisinin yanında sağlığı yaratmada düşüncenin rolü üzerinde hastaları ile konusurlar. Birçok doktor, hastalıkları yenmede motivasyon’un, sevginin, pozitif düşünmenin ne kadar önemli olduğunu bizlere anlatır. Bedeni dirençli tutmak için MOTİVE OLMAK, ruhu tatmin etmek, hayata sıkı sarılıp yaşamak gerek…
Ne Yapmalıyım?
Bu noktada herkes kendine sorar, ne yapmalıyım? Bu konuda sayısız örneklemeler yapabiliriz, sıkıntılı dönemlerden geçen insanların kendilerini mutlu edecek aktivitelere yöneldiklerini… Spor salonlarından başlayarak, profesyonel sporculuk hayatına adım attıklarını. Aşçılık okullarına hobi olarak giderek bu alanda iş kuranları müzik okullarına yazılıp cesurca sahneye adım atışlarını, yoga ve meditasyona yönlenip daha sonra bu felsefede eğitim verenleri daha nice sayısız değişim hikâyelerini…
Evde Ekmek Yapma Devri
Bir süre sonra geliştirdikleri hobileri bir yaşam tarzı haline geliyor ve bazen meslekleri oluyor… Bir dönem ekmek makinaları çıktığında, çoğu hanım eve ekmek makinası almadı mı? Evde ekmek yapabiliyor olmak bir mutluluk noktası olmadımı?
Pek çok röportaj okuyoruz. Başarılı kariyer hayatını mutsuz olduğu için bıraktı ve hayal kurduğu hobisi artık mesleği oldu, hatta ödül kazandı! Dünün ünlü reklamcısı, ekolojik tarım yaparak doğal besin zinciri kurdu gibi!
Okuduğumuz birçok röportaj birer başarı hikâyesi. İster istemez şunu düşündürüyor insana, madem hobisi ve hayatta yapmak istediği konuda insan başarılı olabiliyor, neden daha önce bu işi yapmadı? Pek çok sebebi olabilir. Belki cesaret, belkı toplum baskısı ve daha sayısız belki!!! Üniversiteye girmeden hayallerimiz yok muydu? Sonra ailemizin bizler için gelecek kaygısı ve hayatta bizi “garanti altında” tutacak maddi geliri sağlamamız arzusuyla, yeteneklere çok da fırsat vermeyen eğitim sistemi nedeni ile belli mesleklere ve üniversitelerin belli bölümlerine yönelmedik mi?
Ruh ve Beden İsyanı
Önce ruhumuz sonra bedenimiz isyan etti… Okuduğumuz başarı hikâyesi röportajlar… Bu isyanlardan önce düşünmemiz gerekiyor. Bedenimiz bize emanet, ruhumuzu mutlu etmekde bir insan için bu hayatta en önemli değer.
Biz mutluysak, çevremize bunu dağıtırız…
Pozitif enerjimizle ve mutlu parıldayan ışığımızla çevremizdeki enerjiyi de pozitife çevirebiliriz.
Ve karma… Bilinmeyen harika yaşam Kaos’u.
Mutlu ve pozitif enerjimizle sayısız insanın hayatına ışık verebiliriz.. Öncelikle de kendi hayatımıza…
Bir düşünün… Biraz cesaret… Biraz istek ve sonsuz inanç ! Ne dersiniz?
Kaynak: Gazeteport