Tüm dünya demokratik batlı ülkelerinin yükselen milliyetçi akımlarından endişe duyar hale geldi.
Yıllar önce yabancı işçi almak için yarışan batılı ülkeler ne oldu da aniden aydınlanıp yabancı düşmanı oldular?İkinci dünya savaşının yaralarını altmışlı yıllardan itibaren sarmak için göçmen işçileri nerdeyse davul zurna ile karşılayan batılı ülkeler bu gün değil işçileri eğitimli kadroları dahi istemezken yabancıları ülkelerinden çıkarmak için güvenlik güçlerini saha sürüyorlar:
Bu aşamaya nasıl gelindi suçlu aramak mı lazım? Yoksa gelişen dünyanın aslında gelişmeyip daraldığını mı kabullenmek gerekiyor?
Ekonominin gelişmesi ile teknolojik ilerleme arasında ki entegral makas mı açıldı ?
Dünyanın en çok yabancı iş gücü sahibi ülkelerin başında Almanya gelmektedir.
Almanya’nın saygın yayın organlarından STERN dergisinin kasım ayında çıkan sayısında bu konuda oldukça çarpıcı bir röportaj yayınlandı :
MADEM ÖYLE BİZ YOKUZ !
Bu kadar aptal mı olmalı insan;Alman işverenler umutsuzca yüksek kaliteli çalışanlar ararken ülke hırslı başarılı göçmenleri kovalıyor.İyiler gidiyor en iyiler hiç gelmek istemiyor .
(Başlık kelimesi kelimesine aynen yukarıdaki paragraf gibi!!!)
Devamında İranlı Safapour ailesinin ki karı koca 32-33 yaşlarında 3 dil bilmelerinin yanında yüksek eğitimli kişiler olarak Almanya’danDubai’ye göç edip burada el üstünde tutulmalarını hem de ünlü Alman firması BASF ta çalıştıklarını anlatmışlar.
Aynı yazıda 32 yaşında Bonn doğumlu Pınar Öztürk mesleği GERMANİSTİK artık İstanbul da yaşıyor,
Emin Çapraz avukat doğum yeriDüsseldorf 3 ay içinde Türkiyeye geri dönüyor.
Ve böyle gerçekten iyi yetişmiş hatta orda doğmuş insanlar.Hepsi kendini artık dışlanmış ,hak etmedikleri muameleye maruz kaldıklarını düşünüyor.Bu sadece Almanya da değil Fransa İngiltere ve daha bir çok Avrupa ülkesinde görebileceğimiz bir manzara.
PEKİ NE OLDU DA YERE GÖĞE SIĞDIRAMADIĞIMIZ AVRUPA BU AŞAMAYAGELDİ ?
Batı dünyası sanayi devrimini iyi yönetmişti oysa teknoloji çağı onların kontrolünde değil,teknoloji az ve iyi eğitilmiş insanla çok iş yapmak demek,fakat Avrupa ülkeleri teknolojievrimini ;
Sosyal refah devleti sloganları ile oyalanırken ellerinden kaçırdılar.
Şu sıralar Avrupa devletlerinin içinde bulunduğu ekonomik krizin temel sebeplerinden biri bu,küçümsedikleri yabancılar teknoloji çağını yakalarken kendi ülkelerinde sözel alanlarda kalan işlerde bu küçümsedikleri ülkelerin göçmen çocuklarının elinde, şimdi onları kovarak bu işleri kendi vatandaşlarına dağıtmaya çalışıyorlar.
Yüz yıl boyunca sömürge ülkelerden gelen ama Avrupa pasaportu taşıyan en kötü işleri yaptırdıkları yabancılarda ayrı bir sorun!tek kelime duyuluyor yaşlı Avrupa’da evinize dönün ve başınızın çaresine bakın! AMA NASIL ? Onlar bu kültürde doğmuş nerdeyse ana dilleri o ülkelerin dilleri olmuş,davranışları beğenileri onlar gibi :
PEKİ ONLAR AVRUPALI İSE BU YABANCI AVRUPALILARKİM ?
Dünya değişmiyor tarih tekerrürden ibaret ve yabancı düşmanlığı parlamenter sistemin getirdiği oy kaygısı ile insan avına dönüşüyor,oysa parlamenter demokratik yönetim insanların insanca yaşamalarını güvence altına almak için insanoğlunun tarih boyunca geliştirdiği en iyi yönetim sistemi.
Beğenseler de beğenmeseler de biz Türkler düşe kalka bu sistemi örnek aldığımız Avrupalılardan daha iyi yönetmeye başladık!
Kaynak: GazetePort.com.tr