“Yan yana dizilmiş harfler olmaktan başka suçu olmayan ÖSYM içerik, mana, anlam olarak değişmediği sürece, isimsel değişim bu ülkenin gençleri için DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN olmaktan ileri gitmez.. ”
Üniversitelere girmek için yapılan sınavlar aslında sadece kitaplara çok çalışmış öğrencileri okullara yerleştiriyor. Acaba bu öğrenciler cevapladıkları soruların, yaşamlarında nerede işe yarayacaklarını biliyorlar mı..?
Öğrenciler sınavlarda farklı dallarda sorular cevaplarken, gelecekte gerçekten seçecekleri meslek yaşamlarını hesaplayıp ona göre mi dersleri çalışıyorlar..?Yoksa bir okula girme hakkını elde edelim ve ailem sussun diye mi..?
ÖSYM gerçek anlamda gelecek nesillere geleceğin eğitim kapılarını açmak istiyorsa; sınav sistemlerinin modern insan yapısına uygun yeteneksel zeka, duygusal zeka, veri pratik algılama gibi kavramları içeren sınav sistemlerini uygulamaya geçirmeli. Böylece gerçekten yeteneklerine uygun mesleklere sahip olabilecek gençleri önce bulur sonra bu verilere göre sınava alarak ihtisas üniversitelerine yerleştirir…
Aksi halde üniversite sınavları her zaman savunduğum gibi okumuş olmak için veya askerde asteğmen ya da kısa dönem askerlik için geçerli olur…Kızlar içinse bir şekilde diploma sahibi olarak gelecek yaşamlarında eşlerine maddi destek sağlamak için..
Bu ülkenin gençleri gerçekten son derece zeki ve akıllı. Fakat ne yazık ki bu gençleri gerçek anlamda değerlendirmezsek; en iyi ağacı çöle dikmeye kalksanız bile kurur…
ÖSYM isim veya ifade ettiği kelime değişi tabela değişimi gibi olmamalı..
Gençlerimiz geleceğe hazırlayan sınav sistemini içeren bu harflerin gençlerimizin hayatlarında kâbus olmaktan çıkıp, yaşam değeri taşımaları isteniyorsa içerik yapılanması çağa adapte edilmeli…
Yazının devamı için tıklayınız.
Kaynak: EgitimAjansi