Ülkemizde yıllardır süren bir kangren sözleşmeli öğretmen atamalarından dolayı ayrı düşen eşler toplumumuzun en önemli değeri aile varlığını tehdit ediyor…
Öğretmenlerimiz Türk toplumunun gelecek nesillerini yetiştiren eğitim fabrikalarının yorulmaz, fedakar emekçileri…
Bu insanlara çocuklarımızı emanet ediyoruz, öğretmenlerimiz çocuklarımızı bizlerden daha çok görüyor, konuşuyor, onlarla arkadaşlık bağları kuruyorlar…
Eşlerinden ayrı kalarak mesleklerini icra eden öğretmenlerimiz mutsuz olarak bu görevlerini nasıl sürdürebilirler ki..?
Bir insanın en önemli varlığı ailesi, düşünün bir kere eşiniz sizden kilometrelerce uzakta tek başına yanında kim olursa olsun bu sizce yeterli olur mu..?
Bir meslek için ya da geçinmek için bu üzüntü nereye kadar çekilir..?
Böyle olacaksa evlenmeye gerek var mı ? İnsanın gençlik yılları paylaşacağı aile duyguları, mutlu anları yalnız geçecekse bir müddet sonra insanoğlu tüm bunların değip değmeyeceğini sorgulamaya başlar….
Avrupa ülkelerine giden işçilerimiz ailelerini yanlarına almak için Avrupa’da mücadele verirken, devletimiz aile parçalanmalarını engellemek için bu ülkelerle müzakerelere oturuyor, uluslararası anlaşmalara varıyor…
Yabancı devletler en zorlayıcı göçmen kanunlarını çıkarırken dahi en fazla lisanın bilinmesini şart koşarak konuyu zorlaştırsa da aile parçalanmalarına izin vermemeye dikkat ediyor….
Eşlerinden uzakta yaşayan insanlar ne kadar mutlu olur.? Ne derece çocuklarımıza sağlık eğitim verebilir.?
Eşinden ayrı yaşayan bir insanın yaşam şartlarına göğüs germesi özellikle ülkemizde ne kadar zordur bunu hepimiz biliyoruz…
Aile birliğinin en önemli kuralı bir çatı altında birlikte yaşamak değil mi..?
3 yıl ayrı evlerde yaşayan insanların aile bağları bitmiş kabul edilip boşanma mahkemelerinde boşanmaları kolaylaştırılırken yıllarca ayrı yaşayan öğretmenler bu ayrılıklarla bağlarını kaybederlerse bunun vebali kime..?
Toplumumuzda özellikle hükümetimizin çok değer verdiği aile bağları söz konusu ise sözleşmeli öğretmenlerimiz de bu değere layıktır diye düşünüyorum…
Eşlerinden ayrı meslek hayatlarını devam ettirmeye çalışan öğretmenlerimiz bir gün;
BEN YAPAMIYORUM ARTIK BOŞANALIM DERSE …!
Bu vicdani yük kaldırılabilir mi.?
Sözleşmeli öğretmenlerimizi birbirinden ayrılmadan çalıştırmanın bir çaresini bulmak, tüm dünyanın ekonomik krizle dengelerini kaybetmesine rağmen bu kriz yönetimini başarı ile atlatan hükümetimiz için pek zor olmasa diye düşünmek her halde saflık değildir…????
Kaynak: EgitimAjansi