Türk kadını yıllardır yönetime hakim. Aslında Ankara Ticaret Odası sanırım istatiksel araştırmasını yaparken buz dağının görünen kısmını araştırmış.
Türk kadını bu ülkede yıllarca yönetenleri doğurmuş, beslemiş, büyütüp okutmuş.
Anadolu’nun en ücra köşelerinde öğretmenlik, hastanesi olmayan yerlerde doktorluk, yolu olmayan yerlerde hemşirelik yapmış.
Köylerde çeşmelerden suyu taşıyan, yıllarca Karadeniz’de çay toplayan, dağlardan odun taşıyan, tarlada çalışırken bebeğini besleyen…
Kocası terk etse de, vefat etse de çocuklarına bakmak için iş ayırımı yapmadan çalışan….
Yeri gelince evlenip, dört duvarı yuva yapmak, çocuklarını büyütmek için üniversite tahsilini bırakan…
Boyunca evlat yetiştirip bu vatana şehit verdikten sonra VATAN SAĞOLSUN DİYEBİLEN…
Elektrik su olmayan yerlerde hayatın tüm zorluklarına göğüs gerip, ailesine akşam sıcak yemek hazırlamak için canını dişine takan…
Erkeğin hayatta uğradığı başarısızlıklara AİLE İÇİ ŞİDDET adı altında katlanan…
Sosyal haklarını elde etmek için CUMHURİYET TARİHİ boyunca sabırla bekleyen…
TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİN DE sanat dallarında cesurca meydan okuyarak, benim diyerek ilk sahneye çıkan, resim yapan, kitap yazan…
Avrupa da bile örneği olmayan bir şekilde ülkemizin kuruluş yıllarında uçağa binip, ilk kadın pilot olan…
Yazının devamı için tıklayınız
Kaynak: GazetePort